Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Hüseyin AKÇAY

Mavi Köşe

Hüseyin AKÇAY

huseyin_akcay55@hotmail.com

1 Mart 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


"AŞK" ÜZERİNE


 

           "Mende Mecnun'dan füzun aşıklık istidadı var 
           Aşık-ı sadık menem, Mecnun'un ancak adı var”(Fuzuli)

 

 

    “İnsan bilmediğinin yabancısıdır.” derler ya…Doğruymuş gerçekten.Kitap okumayı severim fakat bazı kitapların iyi bir tanıtım sonucunda çok satanlar listesinde kendine yer edindiğine inanıyorum.Bunlara da biraz temkinli yaklaşırım.Bu kitap da onlardan biriydi.

     Adı “Aşk” Uzun süre tuttum kendimi,okumadım.Sonunda ben de sele kapılıp aldım kitabı elime.

Yanılmışım.Önyargıyla yaklaşılmaması gerektiğini bir kez daha öğrendim kitabı okumaya başlayınca.

     Şems-i Tebrizi ve Mevlana Celaleddin Rumi’yi anlatıyordu eser.Yazar bu ikiliyi merkeze alarak,tadılmayan duyguların yabancılığını,insanlara görünüşlerine göre değil iç dünyalarıyla değer verilmesi gerektiğini,değişimi-hem ruhen hem bedenen ama daha çok ruhen- doğru olarak kabul ettiğimiz şeylerden kurtulmanın ne kadar zor olduğunu,insanda bulunan kıskançlık duygusunun karşısındakini yok etme isteğini nasıl doğurduğunu gördüm. Anladım ki insanoğlu bir meyve,onun nefsi de meyvenin içindeki kurtçuktur. Aslında beşer kendi sonunu kendi hazırlar.Sonra da başkalarını sorumlu tutar.

     İlahi boyutta olgunluğun yanında beşeri aşkın boyutlarını da sunmuş yazar bize Ella ile.

     Eserde iki ayrı zaman dilimi bulunmakta.

1.      Yaşanılan an.

2.      Geçmiş dönemde yaşanmış olanlar.

Ella,ailesi ve Zahara yaşanılan anın içerisindedir.Şems etrafında yaşanmış olaylar ise geçmişte yaşanmıştır. Şems ve Mevlana etrafında şekillenen tasavvufi düşüncenin yaşanılan andaki insanlara etkisi vardır.Anlatım bu iki kurgu üzerinde devam eder.

     Sufiliğin kurallarını –aslında bu kurallar bütün insanlar için geçerlidir- etkileyici bir biçimde sunmuş yazar.Yine de benim gereksiz gördüğüm birkaç ayrıntı mevcut eser içerisinde.

     Misal,ilahi aşkı benimsemiş,insanlara tasavvufu anlatan Şems’in evlendiğinde aklından geçirtilenler daha sufiyane şekilde değerlendirilebilirdi.Ayrıca roman içindeki bazı karakterlerin yapmış olduklarını yazarın alenen anlatmış olması tasavvufi boyutu olan bu esere yakışmamış.

     Kitabın sonuna doğru bu sufiyane düşüncelerin sanki yavaş yavaş kişiselleşmeye başladığını hissettim.Ella’nın Zahara’ya olan aşkı,Zahara’nın Ella’ya olan tutkusu.Zahara dervişane davranıyor ama evli bir kadınla ilişki içinde bulunuyor.Bu ilişki saf bir sevgi olarak sunulmuş okuyucuya.Böyle bir durumda ,Ella çoluğunu çocuğunu bırakıp aşk için-bence onun yaptığı bir kaçıştır- yuvasından uzaklaşıyor.Sizce yapılan doğru mudur?...

     Bir de dikkatimi çeken bir tezatlık var yaşantılarda ve sonuçlarda.Zahara,yaşadıklarından sonra sufilerle tanışıp ilahi aşk yolunda ilerlemeye karar veriyor.Aynı zamanda beşeri aşk da yaşıyor.Yaşasın ,yaşasın amma kiminle yaşadığına dikkat etsin.Yazar tarafından dikkat ettirilsin. Ne olursan ol gel anlayışını nefsani istekleri doğrultusunda kullanıp insanları yanıltmasın değil mi? Kısacası tasavvufun hakkını tam versin.Ona göre davransın.Ben böyle düşünüyorum.

     Ella ise,aile içinde yaşadıklarından dolayı aşkı başka birisinde arıyor.Yaşadığı beşeri aşktır.Zor durumda kalan her insan sığınacak sakin bir liman arar.Fakat sığındığı limanın ,hayatını kurtardığını düşünürken,dostlarına,ailesine zarar verip vermeyeceğini de düşünmelidir.

      Sonuç: Okunmalı fakat sentez edilerek okunmalı.Bunun için de en azından “şeriat,marifet,tarikat,hakikat” hakkında biraz malumat alınmalı.Tasavvuf nedir? Biraz olsun bilinmeli.Gerçekle kurmacayı ayırt edebilmeli.

 

      Yoksa insan ikileme düşebilir.

 

 

         “Anladım işi sanat Allah’ı aramakmış,

          Mağrifet bu gerisi çelik-çomakmış...”(N.Fazıl)

 

 

   Zamana yön verebilmek için kullandığın aklın şaşarsa bir gün,zamanını aklına yön verebilmek için kullan. .... (M.Selim Alptekin)

 

 








Bu yazı 235 defa okundu.




yorumlayorum ekle




Yorumlar


  henüz yorum yok